Yaralarım Kadar Sen
***
“Benden uzak dur diyorsun ama ben sana iyi gelmenin derdindeyim… Bunun yolu da yanında olmaktan geçiyor, Ağasının güzeli.”
Dudaklarından dökülen o pişkin özgüven dolu kelimelerle gözlerim öfkeyle kısıldı.
Kulağımın dibindeki varlığı içimdeki bütün sınırları zorluyordu. Ellerimi o geniş omuzlarına dayayıp var gücümle geriye itmeye çalıştım.
Bedenimdeki o dermansızlıkla gücüm bir çocuğunkinden farksızdı ama kendimi zorlayıp canımı yakmayayım diye ben daha tam zorlanmadan kendi isteğiyle geriye çekildi.
Ne kadar da düşünceli, ne kadar da anlayışlı bir adam… Sinirden gözlerim doldu!
Hırsla kucağımdaki not defterini kapıp kalemi kağıda saplar gibi, harfleri bastıra bastıra yazmaya başladım.
“Yanımda duracaksan da temas etme ağam!”
Defteri hışımla ona doğru çevirdim.
Yazıyı okuduğu an tek kaşı ağır ağır havalandı; dudaklarının kenarına o sinir bozucu, muzip gülüşü yerleşti.
“İşte o olmaz… Sana dokunamasam ölürüm.” dedi, sesindeki o pişkince rahatlıkla.
Sertçe yutkundum. Boğazımdaki düğüm canımı yakarken, kalemi kağıdı yırtacakmışçasına yeniden sapladım deftere.
“O ZAMAN EVLENMİYORUM!”
Başını eğmiş, daha ben yazmayı bitirmeden ne yazacağımı okumak için deftere bakıyordu zaten. Cümleyi okur okumaz o muzip ifadesi anında dağıldı; kaşları çatıldı, hoşnutsuz bir ciddiyet çöktü yüzüne.
“Sana dokunamadan nasıl oturup kalkmana yardım edeceğim güzelim?” diye sordu; sesinde bu kez haklı bir itirazın tonu vardı.
Derin bir nefes alıp kalemi tekrar elime aldım.
“O başka… Dibime girip taciz etmek başka.”
Yazdığımı okuyunca göğsü kabardı, derin ve sarsıcı bir nefes verdi dışarı. Gözlerini gözlerime çiviledi.
“Ağa dediğin kadınının ne dediğine değil, nasıl baktığına bakar. Sen bakışlarınla zaten bana çoktan teslim olmuşsun.” dedi, dudağının kenarında beliren o ukala sırıtışla.
‘Kadınının’ mı demişti o? Beni daha şimdiden kendi kuralına, kendi tavanına bağlamıştı!
Yanaklarımın içeriden içten içe alev aldığını, o utancın ve öfkenin zehrinin boynuma kadar yayıldığını hissettiğim an dişlerimi birbirine öyle bir geçirdim ki çenem sızladı.
Pislik adam! Kendi gururumu, ayağımın tutmayışını, bu odaya hapsolmuş çaresizliğimi hiçe sayıp bedenimin ona verdiği o kalleş, irade dışı tepkiyi yüzüme vurmaktan bir saniye bile geri durmamıştı.
Birden ayağa kalktı; ağır adımlarla geriye adımlayıp ellerini kumaş pantolonunun ceplerine soktu.
“Şefkatim de heybetim kadar büyüktür hatunum.” dedi, sesindeki o tok, meydan okuyan tını odayı doldurarak.
“Bu fırtınalı hallerinin ilacı bende ama önce bir toparlan bakalım. Şimdilik dediğin gibi olsun.”
Eğilip yüzüme doğru yaklaştı; tenine sinmiş tütün ve sert erkeksi kokusu burnuma doldu.
“Zamanı geldiğinde kendi isteğinle geleceksin; o güne kadar tek bir usulsüz temasım olmaz. Ağa sözü.”
Göz kırpıp arkasını döndü ve koca adımlarla odadan çıktı.
Hangi cümlesine kızacağımı, hangisini kafama takacağımı bile şaşırmıştım. Arkasından kapanan ağır ahşap kapıya melül melül, aptal bir çaresizlikle bakakaldım.
***
Sabahın ilk ışıkları konağın camlarına vururken, salonda imam nikahı için toplanılmıştı.
Ben tekerlekli sandalyede otururken, Çekdar Ağa’da yan tarafımdaki sandalyeye oturmuştu. Karşımda tespihini çeken, ikide bir sakalını sıvazlayan adama yorgun, feri sönmüş gözlerle bakıyordum. Bedenim hala o büyük travmanın, o kurşun yarasının sızısını taşıyor, zihnim ise bu zoraki esarete başkaldırıyordu.
Daha imam gelmeden önce, avucumun içinde terletip iyice buruşturduğum o küçük kağıt parçası parmaklarımın arasında ezilmişti. İmam efendi nikah duasının ortasında durduğunda, titreyen elimi hafifçe öne uzatıp büzüşmüş kağıdı masanın üzerine bıraktım.
İmam, okuduğu duayı yarıda kesip şaşkınlıkla hem bana hem de önündeki kağıda baktı. Çekdar Ağa da anında kaşlarını çatmış, sert bakışlarını kağıda dikmişti.
İmam, titreyen parmaklarıyla kağıdı açıp okuduğunda, yüzüne ani bir korku ve tereddüt yayıldı. Bunu o koca ağaya nasıl açıklayacağını, bu cesareti nasıl finanse edeceğini tartıyordu belli başlı.
“Ne yazmış?”
Çekdar’ın buz gibi, odayı donduran sesiyle imam hemen toparlandı, yutkundu.
“Hanım kızımız… Talak hakkı istemiş Çekdar ağam.”
O sırada odanın kapı eşiğinde duran Nihan’ın kıkırtısı boğuk bir sesle odaya sızdı; hemen ardından Mahmut Ağa derin bir nefes verip, “Hasbinallah.” diyerek sabır çekti.
Başımı hafifçe çevirip, Çekdar’a doğru kırpıştırdığım yorgun gözlerimle baktım. Tepesinden dumanlar çıkaran o sinirli bakışlarını zerrece umursamıyordum. Benim bu diklenişimi, bu ölümcül sakinliğimi görünce, gerilen dudaklarının kenarında istemsiz ama sinsi bir sırıtış belirdi.
“Ver imam efendi, yaz talak hakkını.” dedi, gözlerini benden bir saniye bile ayırmadan.
İmam şaşkınlıktan kalakalmıştı ama ağanın emri fermanındı.
İyi… Çok iyiydi. İstediğim an bu adamın ipini kendi ellerimle çekebilecektim.
“Emrin olur ağam.” diyerek başını sallayan imam, duaları biraz daha hızlı okuyup rızamızı aldı. O talak hakkı, gırtlağıma kadar battığım bu bataklıktan çıkmam için bana verilen tek güvenceydi.
İmam nikahı faslı bittikten, odadakiler teker teker çekildikten sonra Çekdar Ağa beni odaya götürmüştü. Sessizce yanıma yaklaştı; yorganı üzerime çekip beni yatağa usulca yerleştirdi.
“Aldın talak hakkını da, rahatladın mı?” diye sordu; sesinde hem bir alay hem de inceden inceye yanan bir öfke vardı.
Ondan mümkün olduğunca uzaklaşmak ister gibi başımı geriye, yastığın ta dibine yasladım.
Gözlerimi yavaşça yumup onu onayladım. Sinirlerinin bozulduğunu, bu hamleme karşı içeriden nasıl kudurduğunu biliyordum.
“Uyanık kadınsın Zemheri.” dedi, sesindeki o tok, karanlık tınıyla.
“Bana tek bir açık kapı bile bırakmıyorsun.”
Bırakmayacaktım elbette. Bu konakta elindeki tek silahı elinden alınmış bir tutsak gibi oturmaya niyetim yoktu. O talak hakkı, gırtlağıma kadar çamura battığım an beni bu bataklıktan çekip çıkaracak tek ipimdi.
Üzerime doğru biraz daha eğildi; gözlerini bir an bile ayırmadan parmağını kaldırıp beyaz bir saç tutamına dokundu. İrkilerek geriye çekilmek istedim ama sırtım zaten yastıklara gömülüydü.
“Ama o hakkı kullanmana asla fırsat vermeyeceğim.” dedi, her kelimeyi bir yemin gibi zihnime kazıyarak.
“Kendi isteğinle ‘ben senin karınım’ diyene kadar o hakkı koynunda sakla bakalım.”
Geri çekilip hemen yanıma oturdu. Daha önceden komodinin üzerine bırakılmış olan kahvaltı tepsisini kucağıma yerleştirdi.
Taze dilimli ekmeğin üzerine kalın bir tabaka halinde kayısı reçeli sürerek ağzıma doğru uzattı.
“Ye bakalım.” deyince midem bulandı, hızla başımı yana çevirdim. Kayısıya alerjim vardı; bunu bilmesi imkansızdı ama o anki tepkisizliğim ona ters gelmişti.
“Naz yapma be kadın. Sağlığın için yemek zorundasın.” deyip beni tersleyince içimdeki o bastırılmış öfke ve çaresizlik bir anda boğazıma tıkandı. Sinirle çattım kaşlarımı.
Naz diyor bide utanmadan!
“Al… al… alerji.” diyebildim nihayet. Boğazımdan zorla sökülen o heceler o kadar pürüzlü, o kadar cılız çıkmıştı ki… Günlerdir tek bir kelime konuşamamanın verdiği o acziyet bir kez daha suratıma bir tokat gibi çarptı.
Kekleyerek, nefessiz kalarak konuşmaktansa sonsuza kadar susmayı tercih ederdim. Bu zavallı halime içerleyip gözlerim dolunca, Çekdar elindeki ekmeği aniden tepsiye bıraktı.
“Özür dilerim güzelim, bilmiyordum.” dedi; sesindeki o sert kabuk bir anda çatlamıştı. Hemen tepsiden yumurtayı gösterdi.
“Bu olur mu?”
Karşısında hala bu kadar kırılgan, bu kadar muhtaç durmanın ezikliğiyle ciğerim yandı.
“Gi… git.” dedim, sesim çatlarken sol gözümden kopan bir damla yaş yanağıma süzüldü.
Gözümdeki o yaşı gördüğü an göğsü hızla inip kalktı. Derin, hırs dolu bir nefes alıp ayağa fırladı.
“Allah benim belamı versin!”
Kükreyişi odayı sarstı. Odadan çıkarken kapıyı ardından öyle bir çarptı ki ahşap çerçeve gıcırdadı.
Gözümden akan yaşları daha fazla tutamadım. Hıçkırıklarım boğazımda düğümlendi, omuzlarım sarsıldı.
Ne zamana kadar böyle sürecekti?
Kendi adımı bile doğru dürüst söyleyemiyordum; en ufak bir ihtiyacımda onun yardımına, onun merhametine kalıyordum.
Beni bu hale getiren, bu yatağa mahkum eden adamın yardımına!
Bana acıyordu. Biliyordum.
Sırf o vicdan azabını, o omuzlarındaki koca yükü hafifletmek için yanımda duruyor, her kaprisimi yutuyormuş gibi davranıyordu. Vicdanı rahatlasın diye bana katlanıyordu, hepsi bu.
Kapı aralandığında içeri Nihan girdi; telaşla adımlayıp yatağın kenarına çöktü.
“Zemoşum, ağlama lütfen.” deyip parmaklarıyla yüzümdeki yaşları şefkatle sildi.
“Ağabeyim az önce dışarı çıktı, bayağı sinirliydi. Koridorda çalışanlara bağırdı. ‘Evde içinde kayısı geçen ne var ne yok, hepsini kaldırın!’ diye emir veriyordu.” dedikten sonra tepsideki reçel kasesine baktı.
“Alerjin var değil mi?” diye sordu endişeyle. Gözlerimi yavaşça yumup başımı salladım.
Nihan biraz olsun rahatlamış gibi gülümsedi, ardından bana doğru eğilip göz kırptı.
“Ağabeyim daha önce kimse için böyle konağı ayağa kaldırmazdı. Bence sana karşı boş değil, vallahi bak.”
Ama ben onun bu neşeli, umut dolu sözlerine karşılık veremeyecek kadar yorgundum.
Zihnim de bedenim de ağır bir enkaz altındaydı. Bana karşı bir şeyler hissettiği falan yoktu; o sadece vicdanını temize çekmeye çalışan bir suçluydu, o kadar.
***
Akşam olduğunda, solgun ışığın altında ellerimdeki kitabın sayfalarını çevirmeye çalışıyordum. Kumsal, beşiğinde tatlı bir huzurla uyuyordu. Onu bugün bol bol öpüp koklamıştım, teninin o taze kokusunu içime çekmiştim ama artık onu kucağımda daha fazla tutamıyordum. Titreyen kollarım bu minik ağırlığı bile taşıyamayacak kadar dermansız kalmıştı.
Anneliğim bile parmaklarımın arasından kayıp gidiyordu sanki. Kendi evladımı bile doyasıya saramamanın acısı, kurşun yarasından daha çok sızlatıyordu canımı.
O sırada ahşap kapı yavaşça açıldı. Başımı kaldırıp baktığımda Çekdar’ın içeri girdiğini gördüm… göz göze geldik. Yorgunluğu yüzünden okunuyordu; omuzları çökmüş, simasına derin bir gölge düşmüştü.
Üzerindeki ceketini çıkarıp aceleyle kenara fırlattı, ardından yatağın boş kalan yanına geçip öylece uzandı.
Benimle mi yatacaktı?! Bu imam nikahı, elimi kolumu tamamen bağlamış, beni bu adamın odasına, bu yatağa iyice bağlamıştı.
Kolunu başının altına alıp yan döndü, gözlerini bir an olsun üzerimden ayırmadan izlemeye başladı.
“Bir isteğin var mı?” diye sordu; sesi günün yorgunluğundan biraz boğuk çıkıyordu.
Başımı iki yana sallayarak “yok” dercesine reddettim.
Birden üzerime doğru eğilince, ne yapacağını bilemeyerek gerildim. Ancak o, beni es geçip yan taraftaki komodinin üzerine bıraktığım o küçük not defteriyle kalemi aldı ve kucağıma bıraktı.
“Neyi sevip sevmediğini, nelere alerjinin olduğunu yaz.” dedi, gözlerindeki o ısrarcı ama yumuşak ifadeyle.
Bir süre yüzüne, ardından kucağımdaki o deftere baktım. İçimdeki inatla elinin tersiyle defteri itip kitabımı okumaya devam ettim. Çekdar’ın sabırla, göğsünü şişiren derin bir nefes aldığını duydum.
“Duş aldıralım sana.” dediğinde, donakaldım. Başımı kitaptan kaldırıp hayretle ona baktım.
Hemen not defterini kucağıma çekip kaleme sarıldım, titreyen harflerle yazıp ona uzattım.
“Pis mi kokuyorum ağam?”
Dudaklarının kenarı, o sert hatlarının altında hafifçe kıvrıldı.
“Öyle böyle değil.” dedi, muzip ama bir o kadar da ciddi bir tonla.
O an içimde bir yerlerin kırıldığını hissettim. Utançla başımı refleksle eğip kendi koltuk altımı kokladım ama burnuma en ufak bir koku gelmiyordu.
Sanırım koku alma duyum da bu süreçte körelmişti. Kendi bedenimi bile eskisi gibi algılayamıyordum.
Çaresizliğin verdiği o acı tatla kalemi tekrar kağıda değdirdim.
“Olur.”
Ama nasıl olacaktı? O yanımdakiyken, bu halimle ben nasıl duş alacaktım?
Daha ne olduğunu anlayamadan, kollarını altımdan geçirip beni bir tüy gibi kucağına aldı. İtiraz etmeme bile izin vermeden banyoya taşıdı. Beni yavaşça, dikkatle küvetin içine oturttu; alçılı bacağımın sudan korunması için onu özenle küvetin kenarına, dışarıda kalacak şekilde yerleştirdi.
Üzerimdeki beyaz dantel oymalı uzun geceliği üzerimden dikkatle çıkarıp kenara attı. Bedenim tamamen açıkta kalınca, her ne kadar üzerimde sütyenim duruyor olsa da kıpkırmızı kesilerek kollarımı hızla göğsüme sardım. Utancımdan yerin dibine giriyordum.
O ise hiç istifini bozmadan sıcak suyu açtı; duş başlığını eline alıp suyun derecesini ayarladıktan sonra nazikçe saçlarıma tuttu. Ilık su başımdan aşağı süzülürken gerginliğim biraz olsun hafifler gibi oldu.
“Kabul et diye yalan söyledim.” dedi suyun sesi arasında, başını biraz eğip gözlerimin içine bakarak. “Yoksa kokun her zamanki gibi baştan çıkarıcı…”
Başımı kaldırıp o ela gözlerine baktım. Beni kandırmıştı! Sırf kabul edeyim diye aklınca oyun oynamıştı.
“Yarın fizyoterapist uzmanı gelecek diye duş almanı istedim. Rahat olursun.” diye devam etti
Aslında… mantıklı düşünmüştü, iyi akıl etmişti.
Hiç ses etmeden, gururumu bir kenara bırakıp beni yıkamasına, saçlarıma şampuan döküp parmaklarıyla nazikçe masaj yapmasına izin verdim.
Öylesine huzurlu, öylesine yorgun bir andı ki, masajın etkisiyle bir an için içim geçti, gözlerim kapanır gibi oldu. Ama hemen silkelenip kendime geldim; karşımda bana bakan bir adam vardı sonuçta.
Yıkama faslı bitti bitmesine ama… o erkek dikkatsizliği işte! Banyo adeta savaş alanına dönmüştü; her yer su içinde kalmış, ortalık birbirine girmişti.
Beni dikkatle küvetin mermer kenarına oturttu. Islak parmaklarıyla saçlarımı yüzümden ittikten sonra gözlerini üzerime dikti.
“Üzerindekileri çıkarman gerek.” dedi tok bir sesle.
Başımı eğip ıslanan iç çamaşırlarıma baktım; utanç dalga dalga boynuma tırmanırken hızla başımı iki yana salladım. Asla olmazdı.
“Önünde havlu tutacağım.” dedi, itiraz istemeyen bir tınıyla. Hemen dolaptan büyük, kalın bir banyo havlusu alıp açtı ve gövdemin önüne bir duvar gibi gerdi; başını da tamamen yana çevirip gözlerini kaçırdı.
Havlonun arkasında, ıslak ve titreyen parmaklarımla arkamdaki sütyen kopçasına uzandım. Güçsüzleşen ellerim kilitlenmişti… ne kadar zorlasam da o metal parça bir türlü yerinden oynamadı. Aradan geçen sessiz dakikaların ardından Çekdar’ın sabırsızlanan sesi duyuldu.
“Bir sorun mu var?”
“Va… var.” dedim, sesimdeki o çaresizlik kırıntısıyla.
Aramıza çektiği havluyu yavaşça indirip bana baktı. Durumumu gördüğü an hiç düşünmeden yanıma çömeldi; sırtıma doğru eğilip tek bir hamleyle kopçayı çözdü. O parmak becerisine ve hızına şaşkınlıkla baktım.
O ise aniden geri çekilip havluyu tekrar önüme siper ederken, ben de titreyen ellerimle sütyeni kenara itip göğsümden aşağı indirdim. Benden tarafa bakmamak için çene kaslarını sıktığı, gözlerini ısrarla duvardaki fayanslara diktiği her halinden belliydi.
Tam o sırada, banyodaki yerleri tam bir savaş alanına çeviren ıslak sabunun üzerine bastı.
“Hassiktir!”
Küfür ağzından yarılıp çıkarken ayağı kaydı, dengesini tamamen kaybederek doğrudan benim üzerine doğru düştü. Gözlerim korkuyla irileşti.
Düşüş anının o korkunç saniyesinde bile refleksle elini başımın arkasına koyup küvetin sert mermerine çarpmamı engelledi ama ikimiz birden, küvetin dibinde kalan o ılık suyun ve köpüklerin içine devrildik.
Kendine geldiği gibi hızla başını kaldırdı; sırılsıklam olan saçları alnına yapışmıştı.
“İyi misin? Bir yerin kırılmadı ya da acımadı değil mi?” diye sordu; sesindeki o panik ve telaş her şeyi ele veriyordu.
Başımı iki yana salladım hemen. Rahatladığını belli eden derin bir nefes aldığı an, tenimdeki o sarsıcı gerçeği bütün hücrelerimle hissettim.
Çırılçıplak bedenim, sırılsıklam olan çıplak göğsüne tamamen yapışmıştı. Aralarımızda tek bir kumaş parçası bile kalmamıştı.
Refleksle hızla geri çekilmek istedi ama o sırada kollarımı istemsizce boynuna doladım. Eğer şimdi ayrılsaydı… Bedenimin bu halini, çıplaklığımı bütün netliğiyle görecekti. Utancım nefesimi tıkıyordu.
“Du… dur.” dedim telaşla, sesim titreyerek.
Başını eğip, aşağı baktı. Onu neden durdurduğumu, çıplaklığımızın birbirine mühürlendiği o teması fark ettiği an, ıslak dudaklarının kenarı sinsice, o bildik meydan okuyan gülüşle kıvrıldı.
“Ben böyle bir ömür dururum karıcım.” dedi, nefesi ıslak tenimi yakarak.
Sinirden yanaklarımın alev aldığını hissederek yumruğumu hafifçe koluna vurdum.
Kollarımı hemen üzerinden çözdüm ve hızla göğsümü kapatarak kendime sardım. Şimdi çekilebilirdi.
Çekdar hafif bir gülümsemeyle sudan çıktı, önce beni temiz suyla tekrar yıkadı sonra uzanıp büyük havluyu aldığı gibi beni küvetten kucakladığı gibi sardı.
Odaya götürüp yatağa uzattı, ardından temiz kıyafetlerle yanıma geldi.
Onun yardımıyla, başım önde, utancımdan yerin dibine girerek giymiştim o kıyafetleri de. O anlarda bile gözlerinin tenime ya da yüzüme hiç değmemesi için gösterdiği o hassasiyet, içimdeki buzları yavaş yavaş eritiyordu.
Havluyu alıp ıslak saçlarımı nazikçe kurulamaya başladığı esnada, o cümle döküldü dudaklarından.
“Senin için yaptıklarımı bir mecburiyet, bir vicdan yükü sanıyorsun.”
Başımı kaldırıp ona baktım. Ama o, gözlerime bakmaktan kaçınarak tamamen saçlarımı kurulamaya odaklanmıştı.
İçimden haykırmak istedim. Evet! Tam da öyle sanıyorum; çünkü başka ne olabilirdi ki?
Fakat o, sanki kalbimden geçenleri duymuş gibi ellerini saçlarımın arasından çekip doğruldu ve sözlerine devam etti.
“Ama yanılıyorsun hatun. Ben bu konağı da dünyayı da senin önüne sererim; çünkü ben böyle istiyorum. Kızımın anası olduğun için… Gözümü kör eden tek kadın olduğun için.”
Cümlesinin sonunda durdu; biraz daha eğilip, o keskin bakan gözlerini doğrudan gözlerimin içine mıhladı.
Dediklerini bir an idrak edemedim; zihnim bu ağır, bu devasa itirafı kaldırmakta zorlandı. Gerçekten bana aşkını mı ilan ediyordu, yoksa zihnimin bize oynadığı acı bir rüya mıydı bu?
“Bu topraklarda herkes bana bakar, ben ise bir tek senin gözünün içine bakarım kadın.”
Bu sözler karşısında zaten günlerdir pamuk ipliğine bağlı olan kalan son konuşma yetimi de tamamen kaybettim; o an kelimenin tam anlamıyla dilsizleşmiştim.
Daha ne olduğunu anlayamadan biraz daha eğildi; aramızdaki o son mesafeyi tamamen kapatıp dudaklarını dudaklarıma bastırdığında… Bedenimden yayılan o ani titremeyle birlikte altımdaki yorganı avucumun içine alıp can havliyle sıktım.
Zaman, o saniyede sanki akmayı bıraktı. Kulağımda sadece göğsümün içinde vahşi birer at gibi koşan kalbimin kulak tırmalayan gümbürtüsü vardı. Yıllar boyunca uzaktan izlediğim, adını anmaya bile cesaret edemediğim o adam, şimdi bütün duvarlarını yıkmış, en savunmasız halimle tam karşımdaydı.
Dudaklarımdaki o sıcak, tanıdık ve bir o kadar da baş döndürücü baskı, içimdeki bütün buzları eritmeye yetmişti.
Gözlerim istemsizce kapanırken, parmaklarımın arasındaki yorgan kumaşı avucumda buruştu; nefesim boğazımda düğümlendi. Direnmek istedim, o gururlu kadını yeniden ayağa kaldırmak istedim ama bu adamın karşısında bütün zırhlarım paramparça oluyordu…
Bakalım Zemoş bu kez kalbine mi, yoksa gururuna mı yenilecek..?😂🔥
Geçen bir okur demiş ki… “Yavaş yavaş yakınlaştılar ve final yakın, yazar mutlu sonu yakında yapıştırır.” diye. 🫣
Kitaplarımı yeni okumaya başlayan okurların böyle düşünmesi doğal elbette ama şunu eklemek isterim: Ben, yazacaklarını bölümler öncesi tahmin edebileceğiniz yazarlardan değilim… 😂
Sakin geçen bölümlere aldanmamanızı öneririm. Her şey yeni başlıyor… 💕
Yorum sınır : 200 yorum.
✍️ Adınızı yazın
📧 E-postanızı yazın
💬 Yorumunuzu bırakın
🚀 Gönderin!
“Yaralarım Kadar Sen” ögesine 156 yanıt
-
Bu olaydan mutlu son olacağına onanan sevgili okur, bence yeni başlıyoruz. Daja bişey görmedik diye düşünüyorum. Bunlar önce duvarları Yikar, birbirlerine karışırlar ama bu yazar talak hakkını boş yere vermedi Zemheri’ye. Ayrıca dışarıda bir adet kayınvalide, Nazlı cadısı, birde gaddar baba Serhat var. Adını tam hatırlamıyorum. Yanlış yazmış olabilirimde. Zemoş un daha avukat olması gerekir . Çekdar illaki baska birşeyler de yapmıştır geçmişte. Yada yapacaktır gelecekte
-
Emeğinize sağlık okuması çok zevkli
-
Yorum atın ya
-
Yazarımız yorum yazıyorum ama burdan göremiyorum ki 🙈
-
Şimdi gözüktü ama diğer yorumum yok . 🤷♀️
-
-
Emeğine sağlık yazarım
-
İnşallah yorum atarsınız artık🤦 bölüm bekliyoruz hepimizz
-
Biz burada yorum atalım yazarın isteğini ve hakkını verelim yorum atmayanların evine bomba göndericez artık bu saatten sonra
-
Kız niye yorum atmadınız yolarım sizi yorum atın be
-
Elinize emeğinize sağlık caanım yazarımm
-
Ayy çok güzelll beni öptü sanki nasıl eridim anlatamam
-
Kııız yeni bölüüümmmmm
-
Ama yeni bölüm hemen gelsin
-
Çok güzel bir bölümdü emeğine sağlık yazar
-
Ben zemherinin iki kitabını da okudum çok güzeldi ve tahmin etmeye çalışmadım hayal ettim gerçek gibi etklendim
-
Çok güzel bir bölümdü
-
Çok guzl bir bölümdü yazrim ellerine sağlık cekdar hatun dedikçe bn burda erimis olabilrm sanirim
-
Buda çok güzeldi yazarcım. Bu hikaye insanı tamamen tutsak ediyor.
-
Hangisine hak vereceğimi şaşırdım 😂
Ellerinize sağlık 🥰 -
Biraz mutlubolsunlar yazarım ya bu zemoş hep böyle çokmu çekecek
-
Zemosum ya bu neyin gururu adamı seviyon oda seni seviyo işte bi indir yelkenleri be kuzum
-
Zemheride dünden hazır naz yapıyor ya 😂 yazarım korkmadım değil daha başlarına ne çorap öreceksiniz yazık ya 😂
-
Açıkcası bazı arkadaşlara katılıyorum Zemheri çok abarttı hep Çekdar suçlu gibi davranıyor seni bu hale getiren baban ama Çekdar sana yardım ediyor hep art niyet arıyorsun
-
Mükemmel olmuş yazarım ellerinize emeğinize kaleminize sağlık
-
Ah Zehmerim ya senin duvarların Çekdar ağamıza her yaklaştığında yıkılıyor zaten ama Çekdarı kolay kolay affetmesin biraz çektirsin
-
Kız zemoş sen o duvarı yıkmaya meyilliydin sanki çekonun çekimi dozer gibi yıkar duvarları
-
Ellerinize sağlıkkkk ♥️ bi önceki kitapta çok uçurum şeklinde olayları vardı burdaki hikayede ikisi birden savaşsın kendi aşkları için lütfen tabi arada birbirlerini gıcık etsinler 😂😂😂😂
-
Yaaa erit yazarim buzlari erit bu boktan dunyada bizi mutlu et 💋
-
Ulan çekdar bayılıyorum sana resmen eriyorum burada 🤣🤣🤣🤭🤭🤭ama zemoş biraz daha çektirecek gibi sankim🫠bide kaynana faktörü var. Narinden de hamle bekliyorum🙈
-
Ne olur mutlu son olsun
-
Zemheri mutlu olsun ya acaba annesi kim zemherinin kardeşleri varmı annesi kimle evlendi kızını hiç merak etmedimi
-
Ayşe Doğan çok gğzel bir bölümdü yazarım
-
Ayşe Doğan a62256394@gmail.com Zemheri talak istediyse ileride bir boşanma olacak galiba bunların hayatıda hep fırtınalı yaaa
-
Herşey daha güzel olacak zemheri…
-
Bir nefeste okudum çok güzel 🌹🌹🌹🌹🌹🌹
-
Çok güzeldi emeğine saglık ❤
-
Zemheri çekdara kapılarına hemen açmayacak gibi duruyor biraz zorlayacak çekdarı
-
Zemheri talak hakkını aldın bakalım nasıl kurtulacaksın Çekdar ağadan…
-
Oy oy oy yandı buralar yine 🔥
-
Emeğinize sağlık
-
Evet yazılarınız hep ters köşe hikaye bitti diyoruz bambaşka boyut kazanıyor…
-
Mükemmel di çekdar ne yapacağını o kadar iyi biliyor ki zemheriyi raydan çıkarmaya çalışıyor
-
Güzel bölümdü beğendim Çekdar ağa’nın kalbini sonuna kadar Zemheri’ye açması Zemheri’nin tüm tabularına rağmen Çekdar ağa’ya karşı kalbini dizginleyememesi bence sonuna kadar haklısın güzel yazarım onların destansı sevdası daha yeni başlıyor öyle bir solukta bitecek bir hikaye değil kalp süngüsünü kırdı mı ne karşısında dağlar durur nede engeller aldığın her nefesin sevdiğinin dudakların da mühürlenmesiyle hükmün kilidi kırılır.
-
Zemosun iyi olduğu bölümler gelsin yazarım yaaa
-
Allahım içim eridi sonunda sevdiğini belli etti Zemherinin kendini mecburiyet olarak hissetmesi beni çok üzüyor
-
Mükemmel ötesi yaaa
-
Ahh zemherim ya sen mutlu olmayı çok hak ediyorsun 💕💕
-
Eline emeğine yüreğine kalemine sağlık yazarim
-
Yalnız şunu demeyi unuttum Zemheri birazcıkta olsa acaba Çekdara güvenir misin yani adam kötülüğünü istemiyor adama çok önyargılı davranıyorsun azıcık rahat ol bir sal biraz free takıl gülüm ya
-
Ya efsane ötesi bir bölümdü ellerine sağlık yazarım
-
Zemoş’un çaresizliği Çekdar’ın inadı ve siniri🤭
-
Yine çok iyi bir bölüm ve beklemiyodum gerçekten çektar DHA çok direnir sandım yine ters köşe ha bayılırımmm☺️
Ve artık bazı kişilerde yorumlarına dikkat eder her halde bizde 👎 bu tarz işaretler koymayız☺️ -
cokk begendimmm yaaaaaa
cekdari seviyorum
bakalim zemheri daha nekadar dayanacak
cekdar tam eril enerjiye sahipppp
erkkeksiii
tam sevdim gibiiiinsna okurken titriyor ici
zemheri nasil titremesin?
-
Süperdi yine emegine saglik 💕
-
Hadi bakalım hayırlısı
-
Güzel bölüm olmuş yazarım ellerine sağlık 💞
-
Ellerine emeğine sağlık
-
Bir felâket daha gelecek gibi korkuttun acıklamanla yazarım
-
yazarım seni tanımıyorlar ne ters köşelerden döndük biz şimdi de aynı zemoşşş kalbine yenik düşsün şimdilik
-
Herşey yeni başlıyor yazarım ama lütfen araya soğukluk ilgisizlik ve ayrılık koyma yaw böle daha guzellerrr ilk kitapta çok yaşadık ayrılıklar bu kitapta ne olursa olsun bütün olsunlar insaAllah
-
Çok güzeldi birdahaki bölümü sabırsızlıkla bekliyorum yazarım
-
Ay çok güzel bir bölüm olmuş eline sağlık yazarım ama sonda dediklerinden sonra ben bu hikayenin sonundan korkmaya başladım inşallah kötü bitmez evet kimse tahmin edemez Karun ağadan sonra onu anladım ama yani çekdar kötü biri değil çokta kötü davranmasak mi acaba 😉 🥰💖
-
Fadime Açıkgöz
Yine en heyecanlı yerinde bitirmeyi başardın hatunumm acaba zemheri teslim olacakmı ama sanmıyorum onda bu inat varken daha çok burnundan getirir çekdarin getirsindeee🤭 -
Tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok karşılıklı aşıklar haberleri yok😬😬
-
Cidden bu arada
-
-
Çok iyiydi böyle devsmmmm
-
Ellerine sağlık yazarım ileriki bölümlerde nihan ve savaş görecek miyiz yada olacak mı
-
Yazarım harika gidiyorsunuz ama zemheri artık kırmalı bu zincirleri dimi ama Ağam kendinden geçiyiii😅😍👏👏👏🔥
-
Emeğinize kaleminize sağlık. Zemherinin yaşadığı durum çok acı ve zor. Zaten zorlu ve yorucu bir yaşamın içindeydi şimdi dahada zorlaştı. Psikolojik olarak çektiği sıkıntılara birde fizyolojik olanlar eklendi. Cekdar in ona sırf acima ve merhamet duygusundan dolayı böyle davrandığını düşünüyor haklı aslında. Birbirleriyle doğru düzgün hiç konusamadilar🫤 cekdar daha açık olursa belki zemheri de kendini biraz daha iyi hisseder. Kendini sevmeyecegine o kadar ikna olmuş ki. Yaptığı ilan-i aşkı bile idrak edemez halde ne yazik ki. Cekdar sabırla onun yanında durmaya ve sevgisini göstermeye devam ettikce zemheri iyilesecektir her anlamda.
-
Zemheri adam seni aylardır aradı zehrayken bile kokunu aldı biraz haksızlık ediyorsun
-
Yalnız Çekdar da bayağı sözünün eriymiş. Öğlen sen istemesen dokunmam diye ağa sözü verdi. Akşamına dudaklarına yapıştı. 😂
-
Zemoş şansın zirvesini bulmuş farkında değil .Ama adam düşülmeyecek gibi de değil ki .🔥🔥🔥🥹🫢
-
Valla çektar affetir kendini bizde mutlu son okuyalım ehehehe
-
Eline sağlık
-
Yaaa aşırı iyi bir bölümdüüü❤️🔥❤️🔥
-
Zemoşcum sen adama süze süze yana yana bakarsan oda sana gereken cevabı verir.🔥🔥🔥🥹🫢
-
Dokunmam diyen Çektar ağanın ilk fırsatta Zemheri’nin dudaklarına kapanması
-
Zemoş iyileş artık. Çok üzülüyorum. Çok güzel bir bölümdü. Yazan elleriniz dert görmesin.
-
Ayy bayılıyorum bunlara yaa
-
Çok güzeldi
-
Çok güzel bi bölüm olmuş bu bölüm
-
Upps hani temas yoktu çeko
-
Zemheri kuşum iyileşsin hemen ya
-
Romantik serseri seni
-
Onu düşünen yanılır yazarım diğerinde sen ne ters köşeler yaptın bilen bilir
-
Zemhoş ağamız seni artık tek bırakmaz sen o işi umut 🤣 çekdar iyice fena oldu😁
-
Ya hem çekoyu affetsin huzurlu mutlu yaşasınlar istiyorum ama zemoşun aldığı bunca yaranın sebebi olduğu için çekoyu affedemiyorum zemoş süründürsün hemde babadından da intikam alsın ay acaba zemoşun gerçek annesi hayattamı kim bilir o ne zorluklar yaşadı
-
Çektar aferin sana affettir böyle kendini 🤭 ilanı aşkıda yaptı inci kızımıza gerisi çokta zor olmaz gibi çekdar artık durmaz 😂
-
Böyle bir aşk yok bu sefer güzellikler zemheride yana olacak hissediyorum
-
Salsın dıyecem ama sonda yaptığınız yorum takılı kaldım yazarım 🤭
-
Kız zemheri seninde için gidiyor cektar ağa naz yapama afet 😄
-
Yaaa zemheri çektar olsun
-
Ayy cekdar bu bölüm Green flagdı😅😅😘
-
Ben
-
Aralarında bişeler olsun yaa
-
Evet yazarım neler olacak merakla bekliyoruz zemoş bakalım bu sefer nasıl kaçacak 🤭😅
-
Ay ay boyle ask görülmedi dunya da demek gecti içimden ya sen neymişsin cekdarim ask adamım ama zemherimde hic bir fırsatım kaçırmıyor he
-
Ya Zemhoşum hakkısın öyle düşğnmekte ama Çekdar da açıkladı kendini sana çok sevecek seni çok üzecekte ama çok sevecek 🥰
-
Yüreğinize sağlık çok keyifliydi
-
Okurken aklıma Karun geldi nedense o u da özledim her gün bölüm gelsede doyunca bitse karunu okusak
-
Babam hastanede siyahi bir kadının albino kızına denk gelmiş eve gelince estağfurullah, Süphan Allah çekiyor 😂 Allah’ın işine bak ne güzel yaratıyor diyo
-
Hayır o yoruma bakma sen yakınlaştır ama final verme 😂
-
Ellerinize sağlık çok güzel olmuş bölüm
Cektar ağa hızlı çıktı -
Eline sağlık yazarım .Birazdan rahat rahat okuyup öyle yorum yapmak istiyorum.😘😘😘
-
Önce bi güzel yıkadı sonra pis suyun içine soktu kızı yine havluya sarıp götürdü zemheri de banyo battı perişan oldu diyo kız seni bile yıkayamadı ne bekliyon 😅😅😅
-
Pis su değilde ya🤣
-
-
Çok heyecanli bölüm geliyor bence emeğinize sağlık.
-
Harikaydı bayılıyorum bu çiftte çok uyumlular iki dik kafa❤❤❤
-
Öncelikle eline sağlık mükemmel bir bölümdü her zaman ki gibi ama hemen final olmasın lütfen Karun bile 55 bölüm
-
Zemheri çerdarı zorlayacak gibi
-
Bu sefer zemoş akılla mış talak Hakkı istemiş
-
Acaba nasil bir manevra yapip agzimizi acik birakacaksin diger okuduklarimdan yola cikarak cokta kolay kolay final yapmasin biraz sürünecekmisiz gibi geliyor hahaha 😂
-
Harikaydi hadi hayırlısı bakalım artık aşkla itiraflar gelsin bakalım.
-
Yine harika bir bölümdü.zemheri bi kendine gelsin gösterir ağasına dünyanın kaç bucak olduğunu😂😂
-
Vİirane’nin ilk versiyonu ile Celladına Aşık serisini okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki ” Daha hiçbir şey görmedi. olaylar yeni başlıyor.”
-
Zemheri kır artık zincirleri . elinize emeğinize sağlık 😊👍
-
ağamızında artık kayısıya alerjisi varrr daha konuşmaları gererken çok şeyleri var onun için yolumuzun uzun olduğunu hissediyorum terkse yazıların hatunu bayılıyoruz ve bekliyoruzzzz
-
Eski versiyondaki Zemheri olsaydı kalbine yenilir yelkenleri suya indirirdi. Ama bu Zemheri gururunu ve mantığını dik tutacaktır.
-
eski versiyonunu okumadım şuankinden baya farklı mı olaylar
-
-
Çok güzeldii gerçekten mükemmelsin yazarım ama biraz daha uzun yazsanız olur mu okumaya doyamıyorum
-
Yeni okumaya başlayanlar ne sizi ne de hikaylerinizi biliyor demek ki 😂
Ayrıca bölüm bir harika -
Zemheri bu asi kiz napcagi belli olmaz tam yelkenleri suya indirdi saniriz yine agaya kafa tutar.:)
-
Maşallah ağamızın da 10 parmağında 0 marifet😂😂
-
Bölüm harikaydı yazarım
-
Ters köşe.. Severiz hatta bayılırız yazarım🥰
-
Zemheriye de tam bu yakışırdı öyle kendine güvenceye almadan evlenemezdi👏🏻
-
Mükemmel bir bölümdü emeğine sağlık yazarım
-
Zemheri aşkına yenik düştü çektarın olumlu ve anlayışlı davranışı kalbinin kırıklarını az da olsa geçmesini sağlıyor gözlerim dolu dolu okudum tüm satırları emeğine sağlık yazarım
-
Ayy çok güzel bölümdü ve zemoşumuz hemen talak hakkını istedi güzel yaptı çeko agamiz da asla vazgeçmiyor bakalım böyle böyle zemoş a kendini affettirexek mi
-
Ne gariptir ki içimde bir boşluk oldu ya garip hissetirdin yazarım elline sağlık en yakın zamanda Zemheri ayaklanır umarım
-
Şimdilik ortalık sakin gibi ama bakalım sonra neler olacak 😁 birde akıl vermek gibi değilde de mutlu son olsun ya temennim o yönde
-
Zem
-
Beklenen yakınlaşma çok tatlılar
-
Çok güzeldi 🙂 Aynı zamanda eski versiyonunu okuyorum, canım yazarım bu defa lütfen ikisi birlikte mutlu olsun… diğer versiyondaki çektar beni fıkır etti 🤣
-
Keşke o dudakları bide biz hissetsek
-
Ah be
-
Yaaa çok tatlılar yaaa
-
Yazarım umarım mutsuz son bitmez ya diğer kitap gibi çok ayrı da kalmasınlar lütfennnn
-
mutsuz son olmasinnnnn
-
-
Zemheri cekdar i tam tanımıyor ve kahrolası ailesi yüzünden kendine güveni de yok .o yuzden daha cok cekdar a inanmıyor ama ben size inaniyorum yazarim cekdar zemheri nin güvenini de askinida kazanacak.evet hikaye yeni başlıyor.diger kitaplarınızı okuyan bir okuyucu olarak bunu kesinlikle eminim ama insaalah birlikte mutlu olurlar.
-
Harika bölüm bayıldımmmm
-
Hkh
-
Ben heyacanla zemherinin babası olacak o alcak adama verilecek cezayı bekliyorum ya
-
Mükemmeldiii
-
Nesr
-
hergün heyecanla bir sonraki bölümü bekliyorum emeğinize sağlık.
-
🌸Önceki yorumu eksık yazdım yanlıslıkla gönderdim yazarım sılersenız sevinirim
Ellerınıze emeğinize sağlık yazarım ve cekdar aga durmuyor koşuyor mübarek umarım zemos bır an önce sağlığına kavuşur ve kıza annelıgını yapar her kadının hakkı olduğu gıbı zemosun da hakkı var ama bıze kısa geldı bıra daha uzun atarmısınız ve diğer bölümü sabırsızlıkla beklıyoruz okuyan okurlar zahmet olacak ama yorum yapında diğer bolum çabuk gelsın😁🥰🌸 -
Kalbinee yenilsinnn😍
-
Ellerını
-
Harika bölümdü yazarım emeğine sağlık ☺️
-
Güzel bölüm dü yine böyle bir iki bölüm daha okuyalım sonra olsun ters köşeler 🤭🤭
-
Ahh zemheri ahhh anan senin kadir gecesi doğurmuş böyle adamı bulmuşsun ama sen kendi sehlikliğinin cezasını çekiyor arkadas bokuna gettin yattın şimdi suçlusu cekdar mi oldu hatunum yazarım zemheriye bir hatırlatma yapalım bölüm için teşekkür ederim 🥰
-
Zemheri nin ailesi yüzünden hersey cekdar a da güvenmemesi de
-
-
Ned
-
Sonunda güzel sahneler görmeye başladık çok güzel bir bölümdü ❤️🔥
-
kurban olayım yazarım biraz daha uzun yaz😘😘😘😘
Yorumlarınızı bekliyorummm…